E-postama Düşenler

-- Selim Yörük 
« Back to blog

Ozgur hic blog acmayi dusundun mu?

Merhaba Ozgur, 

Uzun suredir, senden "Yazilarim" ya da "Son Yazim" konulu iletiler aliyorum.

Yazi ile kendini ifade etmeye calisman ve bunlari paylasmak istemen guzel bir sey fakat gonderilecekler listene bir suru e-posta adresini ekleyip gonderiyor olmanla, bu listedeki tum e-postalari istenmeyen ileti atan firmalarin kucagina itmis oluyorsun. Umarim bunun farkindasindir.

Bu sekilde gonderdigin yazilarin hicbirini okumadim. Talep edilmemesine ragmen periyodik olarak yazilarini yolladigin icin, buyuk ihtimal asagidaki listedekilerin bircogu da okumuyordur.

Beni bu listeden cikarirsan sevinirim.

Bu arada hic blog acmayi dusundun mu? (Bkz: http://blogcu.com ,  http://blogger.com , http://wordpress.com ) Bu sayede yazilarini, dusuncelerini yalnizca bu e-posta adreslerinin sahipleri ile degil herkesle paylasmis olursun ve ilgilenenler yazilarini istedikleri zaman ve kendi rizalariyla okurlar. Ne dersin?

Iyi calismalar.

Selim.

-- 
Selim Yoruk
http://selim.anafikir.com

---------- Forwarded message ----------
From: ozgur karakaya
Date: 2009/2/2
Subject: Yazım
To: kamalakedebiyatdergisi@***.com, amator****@googlegroups.com, ****@ensonhaber.com, ****@pollemik.com, ***@haberbiz.com, ***@aktifhaber.com, ***@kanal46.com, ***@siyasetvepolitika.com, ****@anafikir.com, ***@sss-sosyalizm.org, ***@turkmedya.com, ***@medya-turk.net, ***@digimedya.com, ***@medyakafe.com, ***@imedya.com, ***@medyahaber.com, ***@medyaline.com, ***@medyamerkezi.com, ***@medyapazari.com, ***@yapex.com, ***@habernet.net, ***@medyakulisi.com, ***@degisimmedya.com, ***@mhaymana.com, ***@atilimmedya.com, ***@adanetajans.com, ***@scmedya.com.tr, ***@ajansmedya.com, ***@interpress.com.tr, ***@farmamedya.net, ***@gmail.com, ***@nidamedya.com, ***@medya35.com, ***@turuncumedya.com, ***@medyameclisi.com, ***@basin-is.org, ***@habersen.org.tr, ***@devsaglikis.org.tr, ***@bisenikinolusube.com, ***@hekimgucbirligi.com, ***@halkcephesi.net, ***@turk-info.com


Orman Yaşamdır
 
Orman; ağaçlarla birlikte diğer bitkiler, hayvanlar, mikrorganizmalar gibi canlı   varlıklarla toprak hava, su , ışık ve sıcaklık gibi fiziksel çevre faktörlerin beraberce  oluşturdukları karşılıklı ilişkiler dokusunu simgeleyen bir ekosistemdir. Oksijen kaynakları  olan ormanlar; bitkilere ve hayvanlara ev sahipliği de yapar. İnsan sağlığını  da besler.  Huzurun ve hüznün bir arada olduğu,  derinliği ile insanı çeken yerdir.
Orman, sanat anlayışında  bilgeliği temsil eder. Orman insana sadece doğa ve temiz havayı değil manevi  hissi de verir. Akıllara piknik eğlenceyi de getirir.
Ormanlara para gözüyle bakan anlayış, Ormanların yerinde milyon dolarlık villaların hayalini kurar!  Sahilleri otellerle golf sahaları ile kaplar. Fil deyince filin dişleri aklına gelir. Geyiğin boynuzlarını da evinin duvarına uygun görür. Yağmalanan ormanları da   büyük ihaleler olarak anlatır. Ülkenin çölleşmesini yaşanamaz hale gelmesini düşünmez. Hatta bunu yapabilmek için "Orman vasfını kaybetmiş arazi" der. Bu sözün gerçek anlamı : Ormanlar yakılsın ki orman niteliğini yitirmiş arazi olsundur.
Yakılan ormanlarda sadece ağaçlar yanmıyor. Bir daha geri dönmemek üzere doğal yaşam da gidiyor. Doğanın dengesini ayarlayan düzene sokan canlılar da ölüyor. Yakılan ormanın yerine yenisini koymak kolay değildir.

Ormanlarda sadece bizlerin değil gelecek kuşakların  da hakları  var . Niteliği yitirilen alanların satışından para kazanmayı düşünmek ormandan  yoksun kalan bir ülkenin yaşanamayacağını görememektir. Orman olmazsa yağmur da yağmaz, Dere de su da  olmaz.  Ağaçlar gülümsemezse, dallarda kuşlar ötmezse hayvanların soyu tükenirse bu dünyadan insanlığa ne kalır?  zaten beton yığını kentlerde insanlar boğulmaktadır.  Ormanların talan edilmesiyle  insanlığın yaşam alanları yok edilmektedir. Ormanlar, insanı insan dünyayı dünya yapan hayata can veren yaşam iksirleridir.
Yazımızı Grup Yorum′un Sıyrılıp Gelen ve Dağlara Doğru bestelerinden dörtlüklerle noktalayalım:

Suların sesini dinle şimdi ormanın fısıldayışlarını yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için ve gözlerin uzak yamaçlarda aranıp dururken birşeyleri sessiz ve sakin beklemekte bekledikçe bileylenen yürek.
Sesimizde soluklanır rüzgarlar
sevdamızda halay tutar ormanlar
üç etekli ak puşulu kadınlar
karışır gecenin son yıldızına.

 
Özgür Karakaya
ozgkara@***.com

Comments (1)

Feb 03, 2009
özgür karakaya said...
kalbim kırıldı...

Leave a comment...

 
Got an account with one of these? Login here, or just enter your comment below.
Posterous-login    Connect    twitter